Posts Tagged ‘diyeti tatil kilo vermek’

Bölgesel Zayıflama Yöntemleri

Çarşamba, Ağustos 12th, 2009

Çoğunlukla genetik faktörlerlerin etkisiyle vücudumuzun belli bölgelerinde daha fazla biriken yağlar, bölgesel kilolar olarak karşımıza çıkarak orantısız bir görünüme neden olur. Özellikle Türk kadınlarının sahip olduğu sorunlu bölgelerden biri “orta tip alt taraf” olarak isimlendirilen, basen ve üst bacak bölgesidir. Diyet programlarının her zaman sonuç vermediği bu tip problemler için farklı bölgesel zayıflama yöntemleri giderek artan bir biçimde tercih edilmektedir.

MEZOTERAPİ
Bölgesel kilonun yanı sıra selülit tedavisinde de tercih edilen ve “alan tedavisi” anlamına gelen Mezoterapi, bugün başta Fransa olmak üzere birçok gelişmiş batı ülkesinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Selülite neden olan yağ hücreleri normal yağ hücreleri değildir. Bunlar özelliğini kaybetmiş, içinde su toplayan ve sertleşen dokulardır. Kilo vermek onları yerinden kıpırdatamaz. Mezoterapi yöntemi ile deri altına doğal bileşiklerden elde edilen yağ eritici, dolaşım düzenleyici maddeler ve selülit giderici karışımlar enjekte edilir. Derinin orta tabakasında (mezoderm) bulunan kılcal damar uçlarına ulaşan bu bileşikler süratle etkisini gösterir. Bozulmuş yağ hücrelerini parçalayıp rahatlatarak, yağ hücrelerini sıkıştıkları yerden kurtarırlar. Böylece tekrar kullanılabilir yağ durumuna gelir. Giderek selülitli bölgeler incelir ve ciltteki pürüzler kaybolur. İlaçlar bölgesel olarak, mikroenjeksiyon tekniği ile cildin 1-6 mm derinliğine, ortalama 1-2 cm aralıklarla küçük dozlarda enjekte edilir. Bu da yan etkileri, önemsiz sayılabilecek kadar aza indirger. Bu nedenle Mezoterapi yönteminden tıbbi tedavi amacıyla birçok alanda yararlanılır. Ancak en fazla bölgesel zayıflama ve selülit sorunları ile birlikte gündeme gelmiştir.

Özellikle bel, basen, kalçalar, bacak üst bölümünün iç ve dış kısmı, diz içi ve yanları, karın, omuz ve kol gibi yağ dokusunun aşırı toplandığı yerlere uygulanır.

Evlendikten Sonra Kilo Almamak İçin Ne Yapılmalı?

Cumartesi, Ağustos 8th, 2009

Yayınlanan bir makalede “evlenmek kilo aldırıyor” denildi. Araştırmacılar evlenen kişilerin bekârlara oranla 2.5 ile 4 kg arasında ağırlık artışı yaşandığını bildiriyor. Tam olarak nedeni bilinmemekle birlikte, bireylerin evlendiklerinde artık kendilerine özen göstermelerine gerek kalmadığını düşünmeleri ve kilo vermeyi önemsemedikleri tahmin ediliyor.
Ben bu durumun ülke kültürü ve bireylerin yaşam şekline göre değiştiğini düşünüyorum. Üstelik erkek ve kadınların farklı davranış biçimi, farklı fizyolojik yağı ve farklı duygu durumlarına sahip olduğunu da unutmamak gerek.
Önce eğlenceli gelir, ama…
Bizim ülkemiz için genelde genç gelin adayları evlenmeden önce yeni ev telaşı, gelinlik provası, düğün hazırlığı, davetiyeler, ailelerin stresi, daha güzel görünmek için spor bakım ve diyetler ile hayatlarının en zayıf hali ile gelinlik giyerler. Hatta daha sonra kilo alan birçok kişi hep gelinliğini örnek verir, “ben evlendiğimde 48 kiloydum belim de sadece 59 – 60 santimetreydi” diye veya buna benzer cümleler ile övünülerek anlatılır bu anılar. Peki sonra ne olur? Genelde şöyle olur:
Gelin hanıma düğün sonrası uzak yakın birçok akraba ziyarete gelir ve o da tüm marifetlerini sergilemek üzere pasta, börek, en güzel tatlılar, en lezzetli yemeklerle misafirlerini ağırlar. Eşini hem bu arta kalan yemekler, hem de her gün yeni yeni tariflerle besler, böylece hem kendisi hem de eşin bir anda kilo alırlar. Çünkü yeni evlilerin en sevdiği hallerden birisi de evde film izlemek, televizyon karşısında bir şeyler atıştırmak, hafta sonu yeni evlerinde güzel kahvaltılar yapmak olur.
Önceleri bu durum eğlenceli gelir hatta “bak eşime ne güzel bakıyorum yüzü gözü kanlandı canlandı” bile denilir. Eğer hemen çocuk yapma isteği de varsa gelin hanım bu kiloların üzerine hamilelik kilolarını da ekleyerek, gelinlik içindeki vücudunu hayal dünyasına doğru gönderir ve fotoğraflarla avunur.
Bu senaryo biraz ev hanımı bir gelin için oldu, eşlerin çalışması halinde ise kilo almanın en büyük sebebi akşam eve yorgun gelip yemek yapmaya üşenerek dışarıdan fast-food siparişi oluyor ve yine televizyon karşısı atıştırmalar ve hafta sonu arkadaş toplantıları.Tabii bunlar en kötü ama genele en uygun senaryolar oysa bu durumda olmayan birçok yeni evli çift de var.

Yan Etkileri

Salı, Ağustos 4th, 2009

Biber Hapının Yan Etkileri

Ürünün bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Kapsüller tamamen bitki kökenlidir 12 yaşındaki çocuklarda bile yan etkisine rastlanmamıştır.