Posts Tagged ‘akşam’

Pancar Suyu, Dayanıklılığı Artırıyor

Cumartesi, Ağustos 8th, 2009

İngiltere’de yapılan bir araştırmada kırmızı pancar suyu içmenin insanlarda spor yapma süresini yüzde 16 oranında arttırdığı belirlendi.
Exeter Üniversitesi’nden bir ekip pancarda bulunan bir nitratın oksijen ihtiyacını azalttığını ve böylece spor yapmayı daha az yorucu hale getirdiğini belirledi. Daha önce de pancar suyunun tansiyon düşürdüğü kanıtlanmıştı.
Araştırmacılar bu yeni buluşları sayesinde pancar suyunuun kardiyovasküler, solunum ve metabolik hastalıklara karşı kullanılmasının yanı sıra sporcuların dayanıklılık gücünü arttırmak amacıyla da kullanılabileceğine inanıyorlar.
Araştırmacılar yaşları 19 ile 38 arasında değişen sekiz erkeğe altı gün süreyle günde 500 ml pancar suyu içirip, egsersiz bisikletindeki performanıslarını ölçtü. Buna paralel olarak yapılan bir başka deneyde ise yine aynı erkeklere yine altı gün boyunca pancar suyu diye içinde siyah kuş üzümü suyu olan plasebo içirilip sonra yine bisiklet performansları ölçüldü.
Grup pancar suyunu içtikten sonra ortalama olarak 11 dakika 25 saniye boyunca pedal çevirebildi. Oysa plasebo içtiklerinde bu sürenin 92 saniye daha azaldığı belirlendi. Pancar suyu içildiğinde grubun dinlenme sırasındaki tyansiyonunun da daha düşük olduğu görüldü.
Araştırmacılar pancar suyundaki nitratın dayanıklılığı artırma mekanizmasının kesin olarak nasıl gerçekleştiğinden henüz emin değiller. Ancak nitarın vücutta nitrik okside dönüşerek spor sırasında yakılan oksijen miktarını azalttığını düşünüyorlar.
Araştırmayı yapan ve aynı zamanda İngiliz atlet Paula Radcliffe’in danışmanı da olan Profesör Andy Jones, “Pancar suyunun oksijen ihtiyacı üzerindeki etkileri bizi hayrete düşürdü çünkü bu ne antrenmanla ne de başka bir yoldan elde edilemeyecek bir sonuç” dedi.

Evlendikten Sonra Kilo Almamak İçin Ne Yapılmalı?

Cumartesi, Ağustos 8th, 2009

Yayınlanan bir makalede “evlenmek kilo aldırıyor” denildi. Araştırmacılar evlenen kişilerin bekârlara oranla 2.5 ile 4 kg arasında ağırlık artışı yaşandığını bildiriyor. Tam olarak nedeni bilinmemekle birlikte, bireylerin evlendiklerinde artık kendilerine özen göstermelerine gerek kalmadığını düşünmeleri ve kilo vermeyi önemsemedikleri tahmin ediliyor.
Ben bu durumun ülke kültürü ve bireylerin yaşam şekline göre değiştiğini düşünüyorum. Üstelik erkek ve kadınların farklı davranış biçimi, farklı fizyolojik yağı ve farklı duygu durumlarına sahip olduğunu da unutmamak gerek.
Önce eğlenceli gelir, ama…
Bizim ülkemiz için genelde genç gelin adayları evlenmeden önce yeni ev telaşı, gelinlik provası, düğün hazırlığı, davetiyeler, ailelerin stresi, daha güzel görünmek için spor bakım ve diyetler ile hayatlarının en zayıf hali ile gelinlik giyerler. Hatta daha sonra kilo alan birçok kişi hep gelinliğini örnek verir, “ben evlendiğimde 48 kiloydum belim de sadece 59 – 60 santimetreydi” diye veya buna benzer cümleler ile övünülerek anlatılır bu anılar. Peki sonra ne olur? Genelde şöyle olur:
Gelin hanıma düğün sonrası uzak yakın birçok akraba ziyarete gelir ve o da tüm marifetlerini sergilemek üzere pasta, börek, en güzel tatlılar, en lezzetli yemeklerle misafirlerini ağırlar. Eşini hem bu arta kalan yemekler, hem de her gün yeni yeni tariflerle besler, böylece hem kendisi hem de eşin bir anda kilo alırlar. Çünkü yeni evlilerin en sevdiği hallerden birisi de evde film izlemek, televizyon karşısında bir şeyler atıştırmak, hafta sonu yeni evlerinde güzel kahvaltılar yapmak olur.
Önceleri bu durum eğlenceli gelir hatta “bak eşime ne güzel bakıyorum yüzü gözü kanlandı canlandı” bile denilir. Eğer hemen çocuk yapma isteği de varsa gelin hanım bu kiloların üzerine hamilelik kilolarını da ekleyerek, gelinlik içindeki vücudunu hayal dünyasına doğru gönderir ve fotoğraflarla avunur.
Bu senaryo biraz ev hanımı bir gelin için oldu, eşlerin çalışması halinde ise kilo almanın en büyük sebebi akşam eve yorgun gelip yemek yapmaya üşenerek dışarıdan fast-food siparişi oluyor ve yine televizyon karşısı atıştırmalar ve hafta sonu arkadaş toplantıları.Tabii bunlar en kötü ama genele en uygun senaryolar oysa bu durumda olmayan birçok yeni evli çift de var.

Yüzebildiğiniz Kadar Yemek Yiyin

Cumartesi, Ağustos 8th, 2009

Sabah uyanıp 30 dakika yüzmek bir gece öncesi fazla yenilenleri yakmak için iyi bir çözüm.Her bireyin metabolik hızı farklı olduğu için enerji üretme ve yakma kapasitesi de farklı olabiliyor. Benim önerim günde 3 kez 30’ar dakika yüzülmesi

Kahvaltıdan önce yüzmek
Mevsim yaz olunca ve deniz olan bir yer tercih edilince genelde tatil günleri birbirine benzer geçiyor. Sabah erken uyananlar önce yüzüyor sonra kahvaltı ediyor, geç uyananlar ise öğlene doğru kahvaltı edebiliyor. Ben pek fazla sabah insanı olmadığım için kahvaltı öncesi yüzme programını yapamıyorum ama yapabilenleri kutluyorum. Özellikle akşam fazla yiyip, içenlerin ertesi güne yağlanmamak için kesinlikle bunu uygulamasını öneriyorum. Sabah uyanıp 30 dakika yüzmek bir gece öncesi fazla yenilenleri yakmak için iyi bir çözüm. Kahvaltı sonrası genelde gazete, kitap, kahve zamanı gibi geçiyor etrafta tavla oynayan beyler de oluyor. Öğle yemeği öncesi ara öğün unutulmamış, her gün ara öğün olarak karpuz ve peynir geliyor. Böylece öğle yemeğine kadar çok acıkmamış oluyoruz.

Öğle yemeğinde zengin bir büfe var, ama en hoşuma giden tarafı misafirlerin özel isteklerine anında cevap verilmesi, bizim grupta şeker hastası olan arkadaşımıza diyet tatlı geliyor, diğer arkadaşımız ise kortizon tedavisi olduğu için ona tüm yemekler ve ekmek tuzsuz geliyor, büfede olmamasına rağmen kepekli makarna istiyorum dediğinizde 15 dakika sonra kepekli makarna masanızda oluyor. Ben ciddi bir hastalık veya tedavi haricinde özel isteklerde bulunmak yerine mevcut yemekler ile dengeli beslenilmesi taraftarıyım. Bu yüzden de tatilde kilo vermek yerine aynı kiloda kalmayı hedefleyin diye öneriyorum. Yaz tatillerinde en iyi çözüm istediğinizi yemek ama yürüyüş ve yüzme ile bunu dengelemek.

Ne kadar yüzmeli?
Her bireyin metabolik hızı farklı olduğu için enerji üretme ve yakma kapasitesi de farklı olabiliyor. Bu durumda kesin konuşmak yerine yaklaşık değerler vermek daha doğru oluyor. Yüzme esnasında nefesi doğru ayarlamak önemli aksi takdirde uzun ve aralıksız yüzmek kolay olmuyor. Benim önerim günde 3 kez 30’ar dakika yüzülmesi ama tok karnına yüzülmemeli bunun için yemek sonrası en az 1-1.5 saat geçmesini bekleyin. Öğle saatlerinde güneşe çıkmayın. En güzeli günü üçe bölmek;
- Sabah erken uyanabiliyorsanız kahvaltı öncesi 30 dakika
- Öğle yemeğinden önce 30 dakika
- Akşamüzeri 30 dakika yüzmek iyi bir egzersiz olacaktır.
Yüzme ile ne kadar kalori yakılıyor?
Vücut yüzeyi, boy uzunluğu ve vücut ağırlığı enerji yakma kapasitesini etkiler. Geniş vücut yüzeyi daha fazla kalori harcar. Biz en azından vücut ağırlığını kriter alırsak size şöyle bir fikir verebilirim.
80 kg erkek 30 dk yüzme = 240 – 250 kalori
90 kg erkek 30 dk yüzme = 270 – 300 kalori
60 kg kadın 30 dk yüzme = 180 – 200 kaloriBu durumda günde 3 defa x 30 dk yüzmek yaklaşık 700 – 800 kalori yakmanızı sağlar. Tatilde rahat rahat yemek yiyip kilo almak istemiyorsanız bunu yolu yüzmekten geçiyor. Akşam yemeğini geç saatte yemek zorunda kalırsanız çok aç gitmemeye özen gösterin.Tatil akşamları yemek geç saatlere kalabiliyor eğer uzun süre aç kalırsanız yemekte kendinizi kontrol etmeniz güçleşiyor üstelik metabolik hız yavaşlıyor az ve sık yeme prensibini tatilde da yanınızda götürün . Karbonhidratı yüksek yemekleri öğle öğününde tercih edin. Tatil otellerinde öğle yemeklerinde lahmacun pide, börek, makarna favoriler arasındadır bu seçimleri öğle yemeğinde tercih etmeye çalışın hatta tatlınızı da öğlen yiyin, akşama ise ızgara seçimlerinizi yapın ama eğer iyi yüzdüyseniz ufak bir tatlı veya dondurma yemekten de çekinmeyin. Bol sıvı almayı da ihmal etmeyin.