Archive for the ‘Biber Kapsülü’ Category

Biber Hapı ile Yumurta ve Domates Rejimi

Salı, Mart 9th, 2010

Acı Biber hapı uygulamanın başlangıcında hızlı kilo vermek isteyen eski hastalarımın bazıları tarafından en çok sevilen gıda takviyesi Biber Hapıdır. Bunu, kilolarına eklenebilecek fazla kilolaları çabucak atmak için uygulamayı sürdürmektedirler.
Açlık hissettikleri zaman günde 6 kere kadar 1 katı yumurta ve 1 küçük domates yerler. Yağlar her geçen gün eriyip yok olur. Bu ve benzeri tek yönlü rejimler aşırı yiyen birçok kimse için şaşılacak kadar etkili olmaktadır. Çünkü, tek-yönlü rejimi belirli bir süre için yapılacak bir atak kabul etmektedirler.

Böylece, aç olmadıkları halde lezzetli yiyecekleri mideye indirmenin zevkini silip atabilirler. Böyle bir rejimde ne yapmak istediklerinin kesin bilinci içinde oldukları için, can sıkıntısından ya da yemek yeme zevki için yemezler. Bu rejimi bir kez deneyip buna bağlı kalan, boğazına fazlasıyla düşkün birçok kimse gördüm. Meksika Biberi hapı ile daha önce vermeyi başaramadıkları tehlikeli kilolarını verdiler.

Pratik Yemek Hazırlama

Perşembe, Aralık 31st, 2009

Alelacele bir şeyler hazırlamanız gereken gün ve gecelerde, pratik olarak üzerine az miktarda zeytinyağı dökülmüş basit bir ızgara ya da fırın somon filetosu, bir parça balık ya da tavuk göğsü hazırlayabileceğinizi aklınızdan çıkarmayın. Bir parça taze limon ile sofraya getirin. Ayrıca yabani Alaska somonu kolay yenebilir bir konservedir; hızlı bir burger için ya da salataya eklenmek için uygundur.

Ton balığı salatası gibi hazırlanmış ve keten krakeri ile birlikte servis edilen konserve somon hızlı, basit ancak lezzetli bir öğle yemeği ya da ara öğün olabilir. Buna bir elma ve bir şişe su ekleyerek, tok tutan Biber Hapı ile bol-lifli, besleyici ve zayıflatıcı bir öğün hazırlamış olursunuz. Sadece şunu aklınızdan çıkarmayın: Her öğününüz protein, düşük-glisemik endeksli karbonhidratlar ve esansiyel yağları içermelidir.

Yemek yemek için dışarı çıktığınızda ise ne istediğinizi tam olarak belirtebileceğiniz! ve istediğiniz pişirme şeklini rica edebileceğinizi unutmayın. Kızarmış değil, ızgara ya da fırında pişmiş tavuk veya balık isteyin. Ağır soslardan uzak durun. Salatanızın sossuz olmasını rica ederek, çok az zeytinyağı ve taze limon suyuyla tatlandırılmasını isteyin.
Şarküteriden alacağınız tamamen doğal iki adet ince hindi dilimi ile bir parça meyve ve biraz kuruyemiş daima çabuk hazırlanan bir ara öğün olabilir.

Su Dengeli Beslenme İçin Önemlidir

Pazartesi, Kasım 16th, 2009

Diyetinizde lifli gıdalar arttıkça çokça su içmeniz gerekmektedir. Lifler bağırsaklarınızda şişerek bu eliminasyona katkıda bulunacaklardır. Günde 6-8 bardak su, bugün birçok reçetede yer almaktadır. Biber hapını kullanımında da su önemli yer tutar. Dengeli beslenmenizin yanında bol bol su içmeniz vücudunuz için önemlidir. (daha fazla…)

ŞİŞMANLIĞIN TEDAVİSİ

Perşembe, Ekim 29th, 2009

Şişmanlığı bir hastalık hali saydığımıza göre, başka şekillerde tedavisi de bahse konu olabilir. Amaç şişman kimseyi ideal kilosuna kadar zayıflatmaktır. Kişiye şişmanlamanın zararları, ideal kilonun sağlık bakımından yararları anlatılmalıdır. Şişmanlamada ruhi bir çöküntünün etkisi de varsa giderilmelidir. İşti-hası normal düzeyde ayarlanmalıdır. Yüksek tansiyonlu, hamile, kalp, şeker ve Gut hastalığı olanlarda şişmanlık mutlaka giderilmelidir. Bir hormon düzensizliği varsa bir doktor bakımına ihtiyacı bulunduğu anlatılmalıdır.
Şişmanların zayıflatılması için iştiha kesici, ya da, vücutta yağ dokusunun oluşmasını engellediği iddia edilen bir çok ilaçlar vardır. Bunlar içki ve sigara gibi alışkanlıklar yaptığı, sinir sistemini bozduğu, uykusuzluk verdiği için kullanılmamalıdır. Bugün bu ilaçlar hükümetçe de yasaklanmıştır. Bazal metabolizmayı yükselterek zayıflatan, tiroit bezimizin hormonundan yapılmış ilaçlar da bulunmaktadır. Bunlarda vücudumuzun hormon düzenini bozarak zararlı olabilirler. Bu bakımdan tavsiye edilemezler. Keza idrarı söktürmek, bağırsaklarımızın boşalmasını sağlamak suretiyle zayıflama usulleri de vardır. Bunlarla yeterli zayıflamak mümkün değildir. İdrar söktürerek vücuttan su kaybetmek suretiyle bir az zayıflama olabilir. Fakat su içmek ve tuz yemekle bu kilo tekrar kazanılır. Bağırsakları boşaltmakla da durum aynıdır.
Bir de son senelerde zayıflamak için Sauna’lar moda olmuştur. Sauna’larda da durum idrar söktürücülerin aynıdır. Bu defa su kaybı, idrar yerine, ter vasıtası ile olur. Sauna sıcağında terleyen kişi, sonra susuzluk duyar ve su içmek zorunda kalarak yine tekrar eski kilosunu alır. Bu bakımdan saunaları da tavsiyeye değer bulmayız. Bundan başka tansiyonu yüksek, damar sertliği, kalp ve eski akciğer hastalığı olan şişmanlar için de tamamıyla sakıncalıdır. Hatta yasaktır.
Ancak tam tuzsuz bir rejime girilirse, perhiz süresince, 2 kilo kadar bir zayıflama olabilir. Bu zaman vücuttaki tuzun tuttuğu su vücudu terk eder ve tuz alınmadıkça da vücutta tutulamaz.
Özetlersek; vücuda giren kalori ile tüketilen kalori bir hesap bilânçosu gibidir. Besinlerle alınan kalori, tüketilen kaloriden fazla olduğu zaman şişmanlamak kaçınılmaz olur. Eğer tüketilen kalori, besinlerle alınandan fazla olursa kişi zayıflar. Bugün için bilinen budur.

Rejim gerekli mi, değil mi?

Cuma, Ekim 23rd, 2009

Biber Hapı Biyolojik besinler sağlık için olduğu kadar, güzellik için de yararlıdır.
İnatçı ergenlik sivilceleri, egzamalar, dinmeyen kaşıntılar, deri döküntülerinin nedeni her zaman, kuşku uyandırmayan herhangi bir kimyasal oluşumun besin yoluyla bedenimize girmesidir.
Tanıdığım donuk tenli, yüzü solgun bir İtalyan hanım işe hile karıştırılmamış yiyeceklerden başlamış, tahıllarını değiştirmiş; yani beyaz döneğini tam tahıl ekmeğine, fabrikada yapılmış hamurları evdekilere… Bu şekilde gözle görülür bir başarı elde etmişti.
Birçok kez, hastalarımda görülen tatsız döküntüleri veya su toplamalarını nitrit asit ve diğer katkı maddeleriyle dolup taşmış ticari şarküteriyi kesmekle iyileştirdiğim olmuştur. (Sözde “zararsız”.)
Birçok anne biyolojik besin alan çocuklarının, kış aylarını, alışılmış nezle, grip, anjin istilasına yakalanmadan geçirdiğini ve ayrıca şişmanlık ve raşitizim tehlikesinden uzak, sağlıklı bir şekilde büyüdüklerini saptamıştır.
Biyolojik ürünlerin bir sakıncası, hâlâ çok ender bulunmaları ve dolayısıyla pahalı oluşlarıdır; ama, talep çoğalınca köylülerin verimi de artar; bu gelişmeyi hızlandırmak elimizdedir.
Her ne olursa olsun yoğun bir şekilde “yumuşak” tarıma geçiş çevremiz için bir kutsama olacaktır. Böylece, göller ve akarsularda yaşayan hayvan ve bitki türleri gübre atıkları ve zehirlerden ölmeyecekler.